Türkiye'nin Risk Primindeki Düşüş: 300 Baz Puana Geriledi

Türkiye'nin risk primi, ekonomi yönetiminin "piyasa dostu" adımlarıyla olumlu bir etki yaşamaya devam ediyor. Şubat ayında başlayan düşüş eğilimi, Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primini 300 baz puana kadar çekti.

Küresel bazda önemli merkez bankalarının faiz indirimlerine dair beklentiler mayıs ve haziran aylarına taşınmış olabilir, ancak TL varlıklara olan talep güçlü bir şekilde devam ediyor.

BIST 100 endeksi, Borsa İstanbul'da rekorlar kırarken, yabancı yatırım kuruluşlarının TL varlıklara ilişkin olumlu raporları da art arda açıklanıyor.

Son dönemde Türkiye'nin yurt dışı borçlanma ihalelerine yönelik artan ilgi de borçlanma faizlerinin düşmesi ve vadelerinin uzamasını sağlayarak uygulanan ekonomi programına güveni artırdı ve yatırımcı ilgisinin oluşmasına katkı sağladı.

Geçen hafta 3 yerli kurumun borçlanma ihalelerine gelen talep de yabancı yatırımcının Türkiye'ye ilişkin olumlu algısı hakkında önemli bir sinyal verdi.

Söz konusu gelişmelerin etkisiyle Türkiye'nin CDS'indeki düşüş eğilimi hızlandı. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, 2 Şubat'taki 334 baz puan seviyesinden yaklaşık 34 baz puan gerileyerek 300 baz puana düştü.

Analistler, Türkiye'nin CDS'lerindeki gerilemenin ülkenin iç ve dış dinamikleri kaynaklı olduğunu vurgulayarak, gelişmekte olan ülke CDS'leri ortalaması ile Türkiye'nin CDS'i arasındaki makasın 132 baz puanla 12 Ocak'tan bu yana en düşük seviyeye indiğini ifade etti.

Yurt İçi Ve Yurt Dışı Gelişmeler Türk Varlıklarına İlişkin Risk İştahını Artırıyor

Son bir haftada Eximbank, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Hazine'nin yurt dışı borçlanma ihalelerinde toplamda 4 milyar dolar dış kaynak temin edilirken, toplam talep de 23,8 milyar dolar oldu.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 8 Şubat'ta 15 Mayıs 2034 vadeli 3 milyar dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirildi. Söz konusu tahvilin kupon oranı yüzde 7,625, getirisi yüzde 7,875 seviyesinde oldu. İhraca yaklaşık 300 yatırımcı, toplam ihraç tutarının 3 katından fazla talep gösterdi. Eurobond ihracının ilk getiri beklentisi piyasaya yüzde 8,375 seviyesinde duyurulmuştu.

Gelen güçlü yatırımcı talebi karşısında gösterge getiride 50 baz puanlık aşağı yönlü revizyon yapıldı ve ihracın nihai getirisi yüzde 7,875 seviyesinde gerçekleşti.

İhracın, son yıllarda yapılan ihraçlarla kıyaslandığında ilk getiri beklentisinden aşağı yönlü yapılan revizyonun en yüksek seviyede gerçekleştiği ihraçlardan biri olduğu belirtilirken, yeni yapılan ihracın ABD Hazine tahvil getirisi ile arasındaki farkın (spread) 371 baz puan olduğu, bu farkın Şubat 2020'de gerçekleştirilen ve benzer vadedeki ABD Hazine tahvili üzerine 298 baz puan ödenen 5 yıl vadeli ihraçtan bu yana en düşük seviyedeki prim farkına işaret ettiği kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda yaşanan başkanlık değişimine rağmen, izlenecek politikalarda bir değişiklik olmayacağı yatırımcılara net bir şekilde iletiliyor. Analistler, TCMB'nin Enflasyon Raporu toplantısını da başarılı bulduklarını ifade ediyor.

ABD Kongresi'nin Türkiye'nin 40 yeni ve 79 modernize edilmiş F-16 uçağı satın almasını onaylama kararı, analistlere göre ilişkilerin gelecek dönemde daha da olumlu bir şekilde gelişebileceği ihtimalini artırıyor.

12 Şub 2024 - 16:57 - Ekonomi

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haymana Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haymana Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haymana Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haymana Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.